BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Bil ki; Nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemalatın fezlekesi ve esasıdır. Din-i hak, saadetin fihristesidir. İman, bir hüsn-ü münezzeh ve mücerreddir. Madem şu alemde parlak bir hüsün, geniş ve yüksek bir hayır, zahir bir hak, faik bir kemal görünüyor. Bilbedahe hak ve hakikat, nübüvvet içindedir ve nebiler elindedir. Dalalet, şer ve hasaret, onun muhalifindedir.
- Bu sırr-ı ittihad ile, kainat içinde bir zerre gibi zaif, küçük bir mahluk olan şu insan, ubudiyetin azameti cihetiyle halık-ı arz ve semavatın mahbub bir abdi ve arzın halifesi, sultanı ve hayvanatın reisi ve hikat-ı kainatın neticesi ve gayesi oluyor.
- İşte bu arzı böyle kendine sacid ve abid ve ibadına mescid ve mahluklarına beşik ve kendine müsebbih ve mükebbir eden Zat-ı Zülcelale, yerin zerratı adedince hamd ve tesbih ve tekbir edip ve mevcudat adedince hamd ediyoruz ki, bize bu nevi ubudiyeti ders veren Resul-u Ekrem Aleyhissalatu Vessalamına ümmet eylemiş.
- Bil ki: Kur'an-ı Muciz-ul Beyanın ifadesinde çok şefkat ve merhamet var. Çünkü, muhatablarının ekserisi cumhur-u avamdır. Onların zihinleri basittir. Nazarları dahi dakik şeyleri görmediğinden, onların besatet-i efkarını okşamak için, tekrar ile, semavat ve arzın yüzlerine yazılan ayetleri tekrar ediyor. O büyük harfleri kolaylıkla okutturuyor.
- İlahi! Senin rahmetin melceimdir ve Rahmetenlil-alemin olan Habibin(A.S.M) senin rahmetine yetişmek için vesilemdir. Senden şekva değil, belki nefsimi ve halimi sana şekva ediyorum.
- Ey Halık-ı Kerimim ve ey Rabb-ı Rahimim! Senin Nida ismindeki mahlukun ve masnuun ve abdin; hem asi, hem aciz, hem gafil, hem cahil, hem alil, hem zelil, hem musi, hem müsinn, hem şaki, hem seyyidinden kaçmış bir köle olduğu halde, kırk sene sonra nedamet edip, senin dergahına avdet etmek istiyor. Senin rahmetine iltica ediyor. Hadsiz günah ve hatiatlarını itiraf ediyor. Evham ve türlü türlü illetlerle mübtela olmuş. Sana tazarru ve niyaz eder. Eğer kemal-i rahmetinle onu kabul etsen, mağfiret edip rahmet etsen, zaten o senin şanındır. Çünkü, Erhamürrahimsin. Eğer kabul etmezsen, senin kapından başka hngi kapıya gideyim? Hangi kapı var? Senden başka Rab yok ki, dergahına gidilsin. Senden başka hak Mabud yoktur ki, ona iltica edilsin!
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment