Friday, April 3, 2009

AHZAB SURESİNDEN PARÇALAR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Bundan sonra güzellikleri hoşuna bile gitse;kadınlar ve bunları başka zevcelerle değiştirmek sana helal olmaz; ancak sahib olduğun cariyeler müstesna. Ve Allah, herşeyi hakkıyla gözetendir.(Ahzab-52)
  • Ey iman edenler! Vaktini gözetleyici kimseler olmadan, yemeğe sizin için da'vet yapılmadıkça peygamberin evlerine girmeyin! Fakat çağrıldığınız zaman, artık girin; yemeği yiyince de dağılın; sohbete dalıcı kimseler de olmayın! Çünkü bu haliniz, peygambere eziyet veriyor, fakat o sizden utanıyor. Allah ise hakkı söylemekten çekinmez. Hem o zevcelerden birşey istediğiniz zaman, artık kendilerinden bir perde arkasından isteyin! Bu, hem sizin kalbleriniz için, hem de onların kalbleri için daha temizdir. Çünkü sizin için, Allah'ın Resulunu incitmeniz ve kendisinden sonra onun zevcelerini nikahlamanız ebediyen olmaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.(Ahzab-53)
  • Eğer birşeyi açıklasanız da onu gizleseniz de fark etmez; hiç şüphesiz ki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.(Ahzab-54)
  • Muhakkak ki Allah ve melekleri, o peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve teslimiyetle selam verin!(Ahzab-56)
  • Şüphesiz ki Allah ve Resulune o eziyet edenler yok mu, Allah onlara hem dünyada hem ahirette la'net etmiş ve onlar için aşağılayıcı bir azab hazırlamıştır. Mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler ise, bu takdirde gerçekten bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.(Ahzab-57,58)
  • Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, dış örtülerinden üzerlerini örtsünler! Bu, onların tanınıp da rahatsız edilmemeleri için daha yakındır. Allah ise Gafurdur, Rahimdir.(Ahzab-59)

Thursday, April 2, 2009

AHZAB SURESİNDEN PARÇALAR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Hem Allah ve Resulu bir işe hüküm verdiği zaman, artık ne mü'min bir erkek, ne de mü'min bir kadın için işlerinde kendilerine seçme hakkı yoktur! Ve her kim Allah'a ve Resulune isyan ederse, artık muhakkak ki apaçık bir sapıklık ile dalalete düşmüş olur.(Ahzab-36)
  • Allah'ın kendisi için takdir ettiği bir şeyi yerine getirmekte Peygambere herhangi bir zorluk yoktur. Bundan önce gelip geçenler için de Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri ise, mutlaka yerini bulan bir kaderdir.(Ahzab-38)
  • Onlar ki Allah'ın gönderdiklerini tebliğ ederler ve O'ndan korkarlar; hem Allah'dan başka, kimseden korkmazlar. Hesab görücü olarak da Allah yeter!(Ahzab-39)
  • Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirisinin babası değildir; fakat Allah'ın Resulu ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah ise, herşeyi hakkıyla bilendir.(Ahzab-40)
  • Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin! Ve O'nu sabah-akşam tesbih edin!(Ahzab-41,42)
  • O, sizi karanlıklardan nura çıkarmak için üzerinize rahmet edendir; melekleri de! Çünkü O, mü'minlere karşı çok merhametlidir.(Ahzab-43)
  • O'na kavuşacakları gün onlara tahiyyesi selamdır. Ve onlar için güzel bir mükafat hazırlamıştır.(Ahzab-44)
  • Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni bir şahid, bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik. Ve Allah'a Onun izni ile çağıran bir davetçi ve nurlandıran bir kandil olarak!(Ahzab-45,46)
  • Ve Allah'dan kendileri için gerçekten büyük bir lütuf olduğunu mü'minlere müjdele! Kafirlere ve münafıklara ise itaat etme; ve onların eziyetlerini bırak! Allah'a tevekkül et! Çünkü Allah vekil olarak yeter!(Ahzab-47,48)
  • Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikah eder de sonra kendilerine dokunmanızdan önce onları boşarsanız, bu durumda sizin onların üzerinde sayacağınız bir iddet yoktur. Hemen onları faydalandırın ve onları güzelce bir bırakmayla güzellikle salıverin!(Ahzab-49)

Wednesday, April 1, 2009

LASİYYEMALAR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Ey arkadaş! İnsan da başıboş, serseri, sahibsiz bir hayvan değildir. Ancak, onun da bütün harekat ve ef'ali yazılıyor, tesbit ediliyor. Ve a'malinin neticeleri hıfzediliyor ki, muhasebe-i kübrada ona göre derece alsın.
  • İnsan bu keramete, bu şerefe nail olduğu halde, kendisini başıboş ve gayr-i mesul zannetmesin. Onun da divan-ı muhasebatta pek karışık hesapları vardır. Ondan kurtulduktan sonra, müstehak olduğu yere gidecektir.
  • Malumdur ki, hulf-ul vaad, kudretin izzetine, rububiyetin merhametine zıttır. Zira, vaadin hilafını yapmak, cehlin veya aczin alametidir. Bu ise, Kadir-i Mutlak, Hakim-i Mutlak olan zata muhaldir.
  • Maahaza, insanların haşri nebatatın haşri gibidir. Bunu gören onu nasıl inkar eder?
  • Bir insan kendi vücuduyla, hüsn-ü sanatıyla Sani'in vücub-u vücuduna delalet ettiği gibi; amal ve istidatları ebede kadar uzandığı halde pek sür'atle ölüm ve zevali, ahiretin vücuduna delalet eder.

BEDİÜZZAMAN

AHZAB SURESİNDEN PARÇALAR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Mü'minlerden öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de bekliyor! Fakat hiçbir şekilde değiştirmediler.(Ahzab-23)
  • Ta ki Allah, doğru kimseleri sadakatlarıyla mükafatlandırsın, münafıklara da dilerse azab etsin, yahut tevbelerini kabul etsin! Şüphesiz ki Allah, Gafurdur, Rahimdir.(Ahzab-24)
  • Ey Peygamber! Zevcelerine de ki: Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız, öyleyse gelin size boşama bedeli vereyim ve sizi güzelce bir bırakmayla salıvereyim. Yok eğer Allah'ı, Resulunu ve ahiret yurdunu istiyorsanız, hiç şüphesiz ki Allah, içinizden iyilik edenlere büyük bir mükafat hazırlamıştır.(Ahzab-28,29)
  • Ey Peygamber hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa, ona azab iki kat arttırılır. Bu ise, Allah'a göre pek kolaydır. Fakat içinizden kim, Allah'a ve Resulune itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz ve onun için hoş bir rızık hazırlamışızdır.(Ahzab-30,31)
  • Ey Peygamber hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, o halde konuşmayı yumuşak yapmayın ki kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamah etmesin; ve güzel bir söz söyleyin!(Ahzab-32)
  • Hem evlerinizde oturun ve evvelki cahiliye devrinin açılıp saçılması gibi, ziynetlerinizi ızhar etmeyin; namazı hakkıyla eda edin; zekatı verin; Allah'a ve Resulune itaat edin! Ey Ehl-i Beyt! Allah, sizden ancak kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.(Ahzab-33)
  • Hem evlerinizde Allah'ın ayetlerinden ve hikmetten olanları düşünün! Şüphesiz ki Allah, Latiftir, Habirdir.(Ahzab-34)
  • Muhakkak ki müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, itaatkar erkekler ve itaatkar kadınlar, sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, gönülden bağlı olan erkekler ve gönülden bağlı olan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; Allah bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.(Ahzab-35)