Thursday, July 23, 2009

FUSSILET SURESİNDEN PARÇALAR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • O'nun delillerinden biri de, doğrusu senin yeryüzünü kupkuru görmendir; fakat onun üzerine o suyu indirdiğimiz zaman, harekete geçer, kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren, elbette ölüleri de dirilticidir. Çünkü O, herşeye hakkıyla gücü yetendir.(Fussılet-39)
  • Sana ancak senden önceki peygamberlere söylenen şeyler söyleniyor. Şüphesiz ki Rabbin, hem çok mağfiret sahibi, hem de pek elemli bir azab sahibidir.(Fussılet-43)
  • Ve şayet onu yabancı bir Kur'an yapsaydık, elbette: Ayetleri açıklanmalı değil miydi? Arab olana yabancı olur mu? diyeceklerdi. De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve bir şifadır! İman etmeyenlere gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve, onlara karşı bir körlüktür. İşte onlar uzak bir yerden çağrılıyorlar.(Fussılet-44)
  • Kim salih bir amel işlerse, artık kendi lehinedir; kim de kötülük ederse, o takdirde kendi aleyhinedir. Rabbin ise kullarına asla zulmedici değildir.(Fussılet-46)
  • Kıyametin bilgisi, O'na havale edilir. O'nun ilmi olmaksızın, ne mahsuller tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi hamile kalır, ne de doğurur! Ve onlara: Nerede ortaklarım? diye sesleneceği gün: Sana arz ederiz ki, bizden hiçbir şahid yoktur! derler.(Fussılet-47)
  • İnsan, hayır istemekten usanmaz. Ama kendisine kötülük dokunsa, hemen çok ümidsiz olur. Ümidsizliğe düşen biri olur.(Fussılet-49)
  • Yemin olsun ki, eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona tarafımızdan bir rahmet tattırsak, mutlaka: Bu zaten benim hakkımdır; kıyametin kopacak birşey olduğunu da sanmıyorum; hem Rabbime döndürülecek olsam bile, muhakkak O'nun yanında benim için daha güzeli vardır, der. Artık inkar edenlere yaptıklarını mutlaka haber vereceğiz ve mutlaka onlara şiddetli bir azabdan tattıracağız.(Fussılet-50)
  • Hem insana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirir ve yan çizer. Ona kötülük dokunduğu zaman da bol bol dua eden bir kimse olur.(Fussılet-51)
  • Onlara hem afakta, hem de kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz; ta ki onun gerçekten hak olduğu onlara belli olsun! Rabbin yetmez mi ki, şüphesiz O, herşeye hakkıyla şahiddir.(Fussılet-53)
  • Dikkat edin! Muhakkak ki onlar, Rablerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. Dikkat edin! Doğrusu O, herşeyi hakkıyla kuşatıcıdır.(Fussılet-54)

No comments: