Tuesday, January 13, 2009

LEM'ALAR - TESETTÜR HAKKINDA

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

  • Tesettür, kadınlar için fıtridir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü; kadınlar hilkaten zaif ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için, fıtri bir meyli var.
  • Malumdur ki; insan sevmediği ve istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur. Elbette açık saçıklık kıyafetine giren güzel bir kadın, bakmasına hoşlandığı namahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder.
  • Hem kadınlarda, ecnebi erkeklere karşı, fıtraten korkaklık, tahavvüf var. Tahavvüf ise, fıtraten tesettürü iktiza ediyor.
  • Merkez ve payitaht-ı hükümette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet adi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayasız yüzlerine bir şamar vuruyor!
  • Kadın ve erkek ortasında gayet esaslı ve şiddetli münasebet, muhabbet ve alaka; yalnız dünyevi hayatın ihtiyacından ileri gelmiyor.
  • Şer'an koca, karıya küfüv olmalı, yani; birbirine münasip olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimi diyanet noktasındadır.
  • Binler veyl o iki bedbaht zevc ve zevceye ki; birbirinin fıskını ve sefahetini taklid ediyorlar. Birbirine ateşe atılmasında yardım ediyorlar.
  • Bir ailenin saadet-i hayatiyesi; koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimi bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar.
  • Çünkü; açık saçıklık kılığına giren on kadından ancak bir tanesi bulunur ki, kocasından daha güzeli görmediğinden, kendini ecnebiye sevdirmeye çalışmaz. Ve yirmi adamdan ancak bir tanesi, karısından daha güzelini görmüyor. O vakit o samimi muhabbet ve hürmet-i mütekabile gitmekle beraber, gayet çirkin ve gayet alçakca bir his uyandırmaya sebebiyet verebilir.
  • Hadis: İzdivac ediniz, çoğalınız. Ben kıyamette, sizin kesretinizle iftihar edeceğim.
  • Halbuki tesettürün ref'i, izdivacı teksir etmeyip, çok azaltıyor. Çünkü; en serseri ve asri bir genç dahi, refika-ı hayatını namuslu ister. Kendi gibi asri, yani açık saçık olmasını istemediğinden bekar kalır. Belki de fuhşa süluk eder.
  • Malumdur ki, muhitin insanın ahlakı üzerinde te'siri vardır. Seri-üt teessür ve hassas olan memalik-i harredeki insanların hevesat-ı nefsaniyesini mütemadiyen tehyic edecek açık saçıklık, elbette çok su-i istimalata ve israfata ve neslin za'fiyetine ve sukut-u kuvvete sebebtir. Bir ayda veya yirmi günde ihtiyac-ı fıtriye mukabil, herbir kaç günde kendini bir israfa mecbur zanneder. O vakit, her ayda on beş gün kadar hayız gibi arızalar münasebetiyle kadından tecennüb etmeye mecbur olduğundan, nefsine mağlup ise fuhşiyata da meyleder.

BEDİÜZZAMAN

No comments: