BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- O halde Allah'ın kalbini İslam'a açıp da, Rabbisinden bir nur üzere olan o kimse kafir gibi midir? Öyleyse Allah'ın zikrinden kalbleri katılaşmış olanların vay haline! İşte onlar apaçık bir dalalet içindedirler.(Zümer-22)
- Allah, sözün en güzelini, birbirine benzeyen ve tekrarlanan bir kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların derileri ondan ürperir! Sonra derileri de, kalbleri de Allah'ın zikrine yumuşar! İşte bu Allah'ın hidayetidir; onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah kimi de dalalete atarsa, artık onu hidayete erdirecek olan yoktur.(Zümer-23)
- And olsun ki, bu Kur'anda, insanlar için her çeşit misalden getirdik; umulur ki ibret alırlar. Hiçbir eğriliği bulunmayan Arabca bir Kur'an olarak indirdik; umulur ki sakınırlar.(Zümer-27,28)
- Şüphesiz sen de ölecek bir kimsesin, onlar da ölecek olan kimselerdir. Sonra muhakkak ki siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.(Zümer-30,31)
- Artık Allah hakkında yalan söyleyenden ve kendisine geldiği zaman doğruyu yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Kafirlere Cehennemde bir yer mi yoktur!(Zümer-32)
- Doğruyu getirene ve onu tasdik edene gelince; işte onlar gerçek takva sahibleridir. Onlar için Rableri katında istedikleri herşey vardır. İşte iyilik edenlerin mükafatı budur.(Zümer-33,34)
- Ta ki Allah, onların yaptıklarının en kötüsünü örtsün ve onlara mükafatlarını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle ihsan etsin!(Zümer-35)
- Allah kuluna kafi değil midir? Bir de seni O'ndan başkasıyla korkutuyorlar. Halbuki Allah kimi dalalete atarsa, arık onu hidayete erdirecek hiçbir kimse yoktur.(Zümer-36)
- And olsun ki, eğer onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, mutlaka: Allah! diyeceklerdir. De ki: Söyleyin bana! Allah'dan başka yalvarmakta olduklarınız, eğer Allah bana bir zarar vermek istese, onlar, O'nun vereceği zararı giderebilecek olan şeyler midir? Yahut beni bir rahmete mazhar etmek istese, onlar O'nun rahmetini tutabilecek olan şeyler midir? De ki: Allah bana yeter! Tevekkül edenler, ancak O'na tevekkül eder.(Zümer-38)
No comments:
Post a Comment