BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Hakikat noktasında en mühimmi ve en azamı, iman meselesidir. Fakat, şimdiki umumun nazarında ve hal-i alem ilcaatında en mühim mesele, hayat ve şeriat göründüğünden o zat şimdi olsa da, üç meseleyi birden umum ruy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek nev-i beşerdeki cari olan Adetullah'a muvafık gelmediğinden, her halde en azam meseleyi esas yapıp, öteki meseleleri esas yapmayacak; ta ki iman hizmeti safvetini umumun nazarında bozmasın ve avamın çabuk iğfal olunabilen akıllarında, o hizmet başka maksadlara alet olmadığı tahakkuk etsin.
- Demek en halis ve en selametli ve en mühim ve en muvaffakıyetli hizmet, Risale-i Nur şakirdlerinin daireleri içindeki kudsi hizmettir.
- Risale-i Nur şakirdlerinin iştirak-i amal-i uhreviye düstur-u esasiyeleri sırrınca, herbirisinin kazandığı miktar, herbir kardeşlerine aynı miktar defter-i amaline geçmesi o düsturun ve rahmet-i İlahiyenin muktezası olmak haysiyetiyle, Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlas ile girenlerin kazançları pek azim ve küllidir.
- Risale-i Nur'un hakiki ve sadık şakirdlerinin mabeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i amal-i uhreviye kanunuyla ve samimi ve halis tesanüd sırrıyla herbir halis, hakiki şakird, bir dil ile değil, belki kardeşleri adedince diller ile ibadet edip istiğfar ederek bin taraftan hücum eden günahlara, binler dil ile mukabele eder. Bazı melaikenin kırkbin dil ile zikrettikleri gibi, halis, hakiki, müttaki bir şakird dahi, kırkbin kardeşinin dilleriyle ibadet eder, necata müstahak ve inşaallah ehl-i saadet olur. Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebir derecesiyle o ulvi ve külli ubudiyete sahip olır. Elbette bu büyük kazancı kaçırmamak için takvada, ihlasta, sadakatta çalışmak gerektir.
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment