BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Bir rivayette, Deccal dünyayı zabteder, manası; ekseriyet-i mutlaka ona taraftar olur demektir. Şimdi de öyle oldu.
- Bu zamanda lillahilhamd, Sünnet-i Seniyye dairesinde kemal-i imanı kazanan Risale-i Nue şakirdleri evliyaların, mürşidlerin nazar-ı dikkatini celbedecek vaziyeti aldığından; her zamanda bulunan hakiki mürşidler, her halde bu zamanda Risale-i Nur şakirdlerine müşteri olurlar. Birini elde etse, yirmi mürid kadar kıymet verirler.
- Risale-i Nurla hizmet ise, imanı kurtarıyor; tarikat ve şeyhlik ise, velayet mertebeleri kazandırıyor. Bir adamın imanını kurtarmak ise on mümini velayet derecesine çıkarmaktan daha mühim ve sevaplıdır. Çünkü iman, saadet-i ebediyeyi kazandırdığı için bir mümine, küre-i arz kadar bir saltanat- bakiyeyi temin eder. Velayet ise, müminin Cennetini genişlettirir, parlattırır. Bir adamı sultan yapmak, on neferi paşa yapmaktan ne kadar yüksek ise, bir adamın imanını kurtarmak, on adamı veli yapmaktan daha sevablı bir hizmettir.
- Biz, hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakiyet, Cenab-ı Hakk'a aittir.
- Hem madem bu zamanda herşeyin fevkınde hizmet-i imaniye en ehemmiyetli bir vazifedir; hem kemmiyet ise keyfiyete nisbeten ehemmiyeti azdır; hem muvakkat ve mütehavvil siyaset alemleri ebedi, daimi, sabit hidemat-ı imaniyeye nisbeten ehemmiyetsizdir, mikyas olamaz, medar da olamaz. Risale-i Nur'un talimatı dairesinde ve bizlere bahşettiği hizmet noktasında feyizli makamlara kanaat etmeliyiz. Haddinden fazla fevkalade hüsn-ü zan ve müfritane ali makam vermek yerine, fevkalade sadakat ve sebat ve müfritane irtibat ve ihlas lazımdır. Onda terakki etmeliyiz.
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment