Monday, January 11, 2010

KASTAMONU LAHİKASI

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Risale-i Nur'a intisab eden zatın en ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak veya yazdırmaktır ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan veya yazdıran, Risale-i Nur talebesi ünvanını alır.
  • Bu asrın acib bir hassasıdır. Bu asırdaki Ehl-i İslam'ın fevkalade safderunluğu ve dehşetli canileri de alicenabane affetmesi ve bir tek haseneyi ve binler seyyiatı işleyen ve binler manevi ve maddi hukuk-u ibadı mahveden adamdan bir tek haseneyi görse, ona bir nevi taraftar çıkmasıdır. Bu suretle ekall-i kalil olan ehl-i dalalet ve tuğyan; safdil taraftar ile ekseriyet teşkil ederek, ekseriyetin hatasına terettüb eden musibet-i ammenin devamına ve idamesine belki teşdidine kader-i İlahiyeye fetva verirler; biz buna müstehakız derler.
  • Evet, elması bildiği halde, yalnız zaruret-i katiyye suretinde şişeyi ona tercih etmek için ruhsat-ı şeriyye var. Yoksa, küçük bir ihtiyaçla veya heves ile veya tama ve hafif bir korku ile tercih edilse, eblehane bir cehalet ve hasarettir, tokada müstehak eder.
  • Hem alicenabane affetmek ise, yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkaların hukukunu çiğneyen canilere afuvkarane bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur.
  • Risale-i Nur, yalnız bir cüzi tahribatı, bir küçük haneyi tamir etmiyor; belki külli bir tahribatı ve İslamiyet'i içine alan, dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhit kalayı tamir ediyor. Ve yalnız hususi bir kalbi ve has bir vicdanı ıslaha çalışmıyor; belki bin seneden beri tedarik ve tekarüm edilen müfsid aletler ile dehşetli rahnelenen kalb-i umumi ve efkar-ı ammeyi ve umumun bahusus avam-ı mümininin istinadgahları olan İslami esaslar ve cereyanlar ve şeairler kırılmasıyla, bozulmaya yüz tutan vicdan-ı umumiyi Kur'an'ın icazıyla, o geniş yaralarını, Kur'an'ın ve imanın ilaçları ile tedavi etmeye çalışıyor.

BEDİÜZZAMAN

No comments: