BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Yoksa kendilerinin sırlarını ve fısıldaşmalarını gerçekten biz işitmiyor muyuz sanıyorlar? Hayır! Yanlarında bulunan elçilerimiz de yazıyorlar.(Zuhruf-80)
- De ki: Eğer Rahman'ın bir çocuğu olsaydı, o takdirde tapanların ilki ben olurdum. Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi vasfetmekte oldukları şeylerden pek münezzehtir.(Zuhruf-81,82)
- O'nu bırakıp da kendisine yalvardıkları şeyler, şefaate sahib değildirler; ancak bilerek hakka şahidlik edenler müstesna.(Zuhruf-86)
- Celalim hakkı için, eğer onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan, mutlaka Allah! diyeceklerdir; öyle ise nasıl çevriliyorlar?(Zuhruf-87)
- Ey Rabbim! sözüne yemin olsun ki, doğrusu bunlar iman etmez bir kavimdir. Şimdi onlara yüz çevir ve Selam! de. Artık ileride bileceklerdir.(Zuhruf-88,89)
- Ha, Mim. Apaçık beyan eden o Kitab'a yemin olsun ki, gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik; şüphesiz ki biz korkutucularız.(Duhan-1,3)
- Katımızdan bir emirle, her hikmetli iş onda ayırd edilir. Çünkü biz, Rabbinden bir rahmet olarak göndericileriz. Doğrusu Semi, Alim ancak O'dur.(Duhan-4,6)
- O halde, göğün insanları bürüyecek apaçık bir duhan getireceği günü gözetle! Bu elemli bir azabdır.(Duhan-11)
- Rabbimiz! Bizden bu azabı kaldır; şüphesiz biz inanan kimseleriz, derler. Nerede onlarda ibret almak? Halbuki kendilerine gerçekten apaçık beyan eden bir peygamber gelmişti. Sonra ondan yüz çevirdiler ve: Bu, öğretilmiş bir mecnun! demişlerdi.(Duhan-12,14)
- Şüphesiz ki biz, azabı kaldırıcılarız; ama siz gerçekten yine dönecek olan kimselersiniz.(Duhan-15)
No comments:
Post a Comment