BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Ehl-i dalalet, ehl-i ilmi; ilmi, vasıta-ı cer etmekle ittiham ediyorlar. İlmi ve dini kendilerine medar-ı maişet yapıyorlar deyip insafsızcasına onlara hücum ediyorlar. Bunları fiilen tekzib lazımdır.
- Allah namına vermek, Allah namına almak lazımdır. Halbuki ekseriya ya veren gafildir; kendi namına verir, zımni bir minnet eder. Ya alan gafildir; Münim-i Hakikiye ait şükrü, senayı zahiri esbaba verir, hata eder.
- Tevekkül, kanaat ve iktisad öyle bir hazine ve bir servettir ki, hiçbir şey ile değişilmez.
- Hem tasannu ve temellükten beni kurtaran bir parça kuru ekmek yemek ve yüz yamalı bir libası giymek bana hoş geliyor. Gayrın en ala baklavasını yemek, en murassa libasını giymek ve onların hatırını saymağa mecbur olmak, bana nahoş geliyor.
- Salahat niyetiyle sana verilen birşey, salih olmazsan kabul etmek haramdır.(İkinci Mektub)
- Sani-i Kadir, Fatır-ı Hakim, Vahid-i Ehad, kemal-i kudretini ve cemal-i hikmetini ve delil-i vahdetini göstermek için, pek az birşeyle çok işleri görmek; pek küçük birşeyle, pek büyük vazifeleri gördürmeyi adet etmiştir.
- İşte vahdette nihayetsiz suhulet ve kesrette nihayetsiz suubet bulunduğundandır ki, ehl-i sanat ve ticaret, kesrete bir vahdet verir, ta suhulet ve kolaylık olsun; yani şirketler teşkil ederler.(Üçüncü Mektub)
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment