BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Risale-i Nur'a herkesten ziyade kemal-i şevk ile tarafdarane ve müftehirane medrese taifesinden olan ulemaların koşmaları lazım ve elzem iken, maatteessüf, daha medrese ehlinin ekseri, kendi medresesinden çıkan bu ab-ı hayat çeşmesini ve bu kıymettar baki hazinesini tanımıyor, aramıyor, muhafaza edemiyor.
- Risale-i Nur'un hizmet ettiği hakaik-ı imaniye herşeyin fevkinde olduğu gibi, bu zamanda herşeyden ziyade onlara ihtiyaç var.
- Ehl-i diyanet ve ehl-i ilmi sevkeden, tahrik eden makasıd-ı dünyeviye ve ihtiyacıdır diye, ittiham ediyorlar. O ittihama göre de , pek insafsızcasına onlara ilişiyorlar. Bu bedbaht mülhidleri kati bir surette iskat etmek, bilfiil -maddeten- öyle fedakarlar lazım ki, dünyanın en mühim meşgaleleri belki büyük zararları, onların hakaik-ı imaniye ihtiyaçlarını susturmuyor.
- Cevşen-ül Kebir ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nuri dahi kainatı baştan başa nurlandırıyor..zulümat karanlıklarını dağıtıyor..gafletleri, tabiatları parça parça ediyor..Ehl-i gaflet ve ehl-i dalaletin altında saklanmak istedikleri perdeleri yırtıyor gördüm. Kainatı, envaiyle pamuk gibi hallaç ediyor, taraklar ile tarıyor müşahede ettim. Ehl-i dalaletin boğulduğu en son ve en geniş kainat perdelerinin arkasında, envar-ı tevhidi gösteriyor.
- Nefs-i emmarenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade söz dinlemez ve daha ziyade ahlak-ı seyyieyi idame eden ve heves ve damar ve asab, tabiat ve hissiyat halitasından çıkan ve nefs-i emmarenin son tahassüngahı bulunan ve nefs-i emmareyi tezkiyeden sonra onun eski vazife-i seyyiesini gören ve mücahedeyi ahir ömre kadar devam ettiren bir manevi nefs-i emmareyi gördüm.
- Bu ikinci nefs-i emmarede şuursuz kör hissiyat bulunduğu için, akıl ve kalbin sözlerini anlamıyor ve dinlemiyor ki, onlarla ıslah olsun ve kusurunu anlasın. Yalnız tokatlar ve elemler ile nefret edip veya tam bir fedailiğe her hissini maksadına feda etsin. Ve Risale-i Nur'un erkanları gibi herşeyini, enaniyetini bıraksın.
- Bu acib asırda dehşetli bir aşılamak ve şırınga ile hem hakiki, hem mecazi iki nefs-i emmare ittifak edip; öyle seyyiata öyle günahlara severek giriyor, kainatı hiddete getiriyor.
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment