BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- İki veli, iki ehl-i hakikat birbirini inkar etmekle makamlarından sukut etmezler. Meğer, bütün bütün zahir-i şeriate muhalif ve hatası zahir bir içtihad ile hareket edilmiş ola.
- Bu zamanda enaniyet çok ileri gitmiş. Herkes, kameti miktarında bir buz parçası olan enaniyetini eritmeyip, bozmuyor; kendini mazur biliyor, ondan niza çıkıyor. Ehl-i hak zarar eder, ehl-i dalalet istifa ediyor.
- Ahireti bildikleri ve iman ettikleri halde, dünyayı ahirete severek tercih etmek ve kırılacak şişeyi baki bir elmasa, bilerek rıza ve sevinçle tercih etmek; ve akıbeti görmeyen kör hissiyatın hükmüyle, hazır bir dirhem lezzeti, ileride bir batman safi lezzete tercih etmek, bu zamanın dehşetli bir marazı, bir musibetidir. O musibet sırrıyla, hakiki müminler dahi bazan ehl-i dalalete taraftar olmak gibi dehşetli hatada bulunuyorlar. Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirdlerini bu musibetlerin şerrinden muhafaza eylesin, amin.
- İhtikar neticesinde, hayat ve yaşamak hissi, hissiyat-ı diniyeye galebe çalıp, ekser nas midesini, maişetini düşünüyor. Hatta ekser fukara kısmından olan Risale-i Nur talebeleri, bu musibete karşı çabalamak mecburiyetiyle hakiki ve en mühim vazifesi olan neşir hizmetini bırakmağa mecbur oluyor.
- Şimdiki açlık ve kahta mukabil Risale-i Nur hizmetini bırakmak ve zaruret-i maişet özrüyle, maişet peşine koşmak yerine en iyi çare, şükür ve kanaat ve Risale-i Nur talebeliğine tam sarılmaktır.
- Her tarafta bu derd-i maişet herkesi sarsıyor. Ehl-i dalalet bundan istifade eder. Ehl-i diyanet de kendini mazur bilir, zarurettir..ne yapalım? der. Demek ki, Risale-i Nur şakirdleri bu açlık ve zaruret musibetine karş yine Nurla mukabele etmeli. Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir. O da hizmete ciddi devam ile olur.
- Muarızlara adavetle mukabele etmeyiniz. Mümkün olduğu kadar, ehl-i takva, ehl-i ilme karşı dostane vaziyet alınız. Fakat bu noktaya dikkat ediniz ki, Risale-i Nurun zararına ve şakirdlerinin salabet ve metanetlerine ilişecek bir tarzda daire içine sokmayınız.
- Risale-i Nur tarikat değil, hakikattır. Ayat-ı Kur'aniyeden tereşşuh eden bir nurdur. Ne şarkın ulumundan ve ne de garbın fünunundan alınmış değil. Kur'an-ı Muciz-ul Beyan'ın bu zamana mahsus bir i'caz-ı manevisidir. Menfaat-i şahsiye yoktur.
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment