Monday, May 11, 2009

KATRE

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Nimete bakıldığı zaman Mün'im, sanata bakıldığı zaman Sani', esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakiki zihne ve fikre gelmelidir.
  • Ve keza, nazar ile niyet mahiyet-i eşyayı tağyir eder. Günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder. Evet, niyet adi bir hareketi ibadete çevirir. Ve gösteriş için yapılan bir ibadeti günaha kalbeder. Maddiyata esbab hesabıyla bakılırsa cehalettir. Allah hesabıyla olursa marifet-i İlahiyedir.
  • Evet herkesin bütün saadetleri, bir Rabb-ı Rahim'e olan teslimiyete bağlıdır. Aksi takdirde pek çok Rablere muhtaç olur.
  • Ancak O'nun kudretiyle, iradesiyle her müşkil hallolur ve kapalı kapılar açılır. Ve O'nun zikriyle kalbler mutmain olurlar. Binaenaleyh, necat ve halas ancak Allah'a iltica ile olur.
  • Evet, insan kainatın en eşrefi ve esbab içinde ihtiyarı en geniş olduğu halde, ef'al-i ihtiyarisi içinde yemek ve içmek gibi en adi bir fiilinde, yüz cüz'ünden ancak bir cüz'ü insana ait olabilir. Esbabın sultanı olan insan, böyle eli bağlı, te'sirsiz olursa öteki esbab-ı camide ne halt edebilir?
  • Sani-i alem, alemde dahil olmadığı gibi alemden hariç de değildir. İlmi ve kudreti ile herşeyin içinde olduğu gibi her şeyin fevkindedir. Bir şeyi gördüğü gibi, bütün eşyayı da beraber görür.
  • Kainat o Halıkın nurunun gölgesi, esmasının tecelliyatı, ef'alinin asarıdır.

BEDİÜZZAMAN

No comments: