BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Bunun üzerine her birini günahı sebebiyle yakaladık. Artık onlardan kiminin üzerine bir kasırga gönderdik! İçlerinden kimini de o ses yakaladı! Onlardan bazısını ise yere batırdık! İçlerinden bazısını da suda boğduk! Halbuki Allah onlara zulmediyor değildi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.(Ankebut-40)
- Allah'dan başka dostlar edinenlerin misali, bir ev edinen ankebut'un hali gibidir. Halbuki şüphesiz evlerin en çürüğü, elbette örümceğin evidir. Keşke bilselerdi.(Ankebut-41)
- İşte bu misalleri insanlar için getiriyoruz. Fakat, alimlerden başkası onlara akıl erdiremez.(Ankebut-43)
- Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Şüphesiz ki bunda, mü'minler için elbet bir delil vardır.(Ankebut-44)
- Kitab'dan sana vahyedileni oku ve namazı hakkıyla eda et! Şüphe yok ki namaz, çirkin işlerden ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek ise, elbette en büyük olandır. Ve Allah, ne yaparsanız bilir.(Ankebut-45)
- İçlerinden zulmedenler hariç, ehl-i kitabla ancak o en güzel olan suretle mücadele edin ve deyin ki: Bize indirilene de size indirilene de iman ettik; bizim İlahımız da sizin İlahınız da birdir ve biz ancak O'na teslim olanlarız.(Ankebut-46)
- İşte böylece sana bu Kitab'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitab verdiğimiz kimseler ona iman ederler. Şunlardan da ona iman eden kimseler vardır. Ve kafirlerden başkası, bizim ayetlerimizi bilerek inkar etmez.(Ankebut-47)
- Halbuki, bundan önce ne bir kitap okumuş, ne de sağ elinle onu yazmış değildin. Öyle olsaydı elbette batıla dalanlar şüpheye düşerdi.(Ankebut-48)
- Hayır! O, kendilerine ilim verilen kimselerin sinelerinde apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası, ayetlerimizi bilerek inkar etmez.(Ankebut-49)
- Şüphesiz bizim sana indirdiğimiz ve kendilerine okunup durmakta olan bu Kitab, onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda, iman edecek bir kavim için, gerçekten bir rahmet ve bir nasihat vardır.(Ankebut-51)
No comments:
Post a Comment