Tuesday, February 17, 2009

LEM'ALAR - İSM-İ AZAM HAKKINDA

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
  • Bir harf, kendi vücudunu bir harf kadar ifade ettiği halde; katibini bir satır kadar ifade ediyor.
  • Herbir çiçekte her bir meyvede bir mizan var. Ve o mizan, bir intizam içinde..ve o intizam, tazelenen bir tanzim ve tevzin içinde..ve o tevzin ve tanzim, bir zinet ve sa'nat içinde..ve o zinet ve san'at, manidar kokular ve hikmetli tatlar içinde bulunduğundan; herbir çiçek, o ağacın çiçekleri adedince Hakem-i Zülcelale işaret ediyor.
  • Nihayet kemalde bir cemal ve nihayet cemalde bir kemal, elbette kendini görmek ve göstermek, teşhir etmek istemesi; en esaslı bir kaidedir.
  • Bu kainatın Sani-i Kadir ve Hakiminin mülkünde iştirak yeri yoktur. Çünkü; herşeyde nihayet derecede intizam bulunduğundan, şirki kabul edemez.
  • Hakimiyetin en esaslı hassası, elbette istiklal ve infiraddır. Demek intizam, vahdeti; ve hakimiyet, infiradı iktiza eder.
  • Sani-i Kadir, İsm-i Hakem ve Hakimiyle, bu alem içinde binler muntazam alemleri dercetmiştir. O alemler içinde en ziyade kainattaki hikmetlere medar ve mazhar olan insanı, bir merkez, bir medar hükmünde yaratmış. Ve o kainat dairesinin en mühim hikmetleri ve faideleri, insana bakıyor. Ve insan dairesi içinde dahi, rızkı bir merkez hükmüne getirmiş.
  • Acaba dünya sarayını ısındıran Güneş sobasına veyahud lambasına ne kadar odun ve kömür ve gazyağı lazım olduğu hesab edilsin. Her gün yanması için-Kozmoğrafyanın sözüne bakılsa- bir milyon Küre-i Arz kadar odun yığınları ve binler denizler kadar gazyağı gerektir. Şimdi düşün; onu odunsuz, gazsız daimi ışıklandıran Kadir-i Zülcelalin haşmetine, hikmetine, kudretine Güneşin zerreleri adedince Subhanallah, Maşaallah, Barekallah, de!
  • Sani-i Zülcelal, İsm-i Hakemin muktezasıyla, herşeyde en hafif sureti, en kısa yolu, en kolay tarzı, en faideli şekli ehemmiyetle takib ettiği gösteriyor ki; israf, abesiyet, faidesizlik, fıtratta yoktur. İsraf ise, İsm-i Hakimin zıddı olduğu gibi; iktisad, onun lazımıdır ve düstur-u esasıdır.
  • Esma-i Hüsnanın herbiri, Risalet-i Ahmediyeye birer parlak bürhandır.

BEDİÜZZAMAN

No comments: