BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Rabbin onları ve Allah'dan başka tapmakta oldukları şeyleri toplayacağı gün, der ki: Bu kullarımı siz mi dalalete düşürdünüz, yoksa onlar kendileri mi yoldan saptılar? ( Furkan-17 )
- Onlar: Seni tenzih ederiz; senden başka dostlar edinmek bize yaraşmaz; fakat onlara ve babalarına birçok nimetler verdin de sonunda anmayı unuttular ve helak edilmeyi hak eden bir kavim oldular! derler. ( Furkan-18 )
- Senden önce peygamberlerden gönderdiklerimiz var ya, şüphesiz ki onlar da elbette yemek yerler ve çarşılarda gezerlerdi. Sizi birbirinize imtihan yaptık. Bakalım sabredecek misiniz? Rabbin ise hakkıyla görendir. ( Furkan-20 )
- Bize kavuşmayı ummayanlar ise dedi ki: Bize melekler indirilmeli veya Rabbimizi görmeli değil miydik? And olsun ki, nefislerinde büyüklük tasladılar ve büyük bir azgınlıkla haddi aştılar. ( Furkan-21 )
- O gün zalim kimse, ellerini ısırıp şöyle der: Keşke ben, peygamberle beraber bir yol tutsaydım! Vay halime! Ne olurdu ki ben falancayı dost edinmeseydim! ( Furkan-27,28 )
- Yemin olsun ki, bana geldikten sonra beni Zikir'den saptırdı. Şeytan ise, insanı yardımsız bırakır. ( Furkan-29 )
- İnkar edenler ise: Kur'an, ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler. Onunla senin kalbini kuvvetlendirmek için böyledir ve onu ağır ağır okuduk. ( Furkan-32 )
MNİDA
No comments:
Post a Comment