BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Demek bu saray-ı alem ve bu fabrika-i kainat, İsm-i Kuddüsün bir cilve-i azamına mazhardır ki, o tanzif-i kudsiden gelen emirleri, değil yalnız denizlerin akıl-ül-lahm tanzifatçıları ve karaların kartalları, belki kurtlar ve karıncalar gibi cenazeleri toplayan sıhhiye me'murları dahi dinliyorlar.
- Belki o kudsi evamir-i tanzifiyeyi, bedende cereyan eden kandaki küreyvat-ı hamra ve beyza dahi dinleyip, bedenin hüceyratında tanzifat yaptıkları gibi; nefes dahi o kanı tasfiye eder, temizler.
- Ve o emri; göz kapakları, gözleri temizlemek ve sinekler, kanatlarını süpürmek için dinledikleri gibi, koca hava ve bulut dahi dinler. Hava; zeminin sathına, yüzüne konan toz toprak gibi süprüntülere üfler, tanzif eder. Bulut süngeri, zemin bahçesine su serper, toz toprağı yatıştırır.
- Ey israflı, iktisadsız..ey zulümlü, adaletsiz..ey kirli, nezafetsiz bedbaht insan! Bütün kainatın ve bütün mevcudatın düstur-u hareketi olan iktisad ve nezafet ve adaleti yapmadığından, umum mevcudata muhalefetinle, manen onların nefretlerine ve hiddetlerine mazhar oluyorsun.
- İsm-i Hakimin cilve-i azamından olan hikmet-i amme-i kainat, iktisad ve israfsızlık üzerinde hareket ediyor. İktisadı emrediyor.
- Kötü hasletler, batıl itikadlar, günahlar, bid'alar; manevi kirlerden olduklarını unutmamalıyız.
- Hiçbir şeyde israf olmadığı gibi, hiçbir şeyde de hakiki zulüm ve mizansızlık yoktur.
- Beşerin eli karışmamak şartıyla, hiçbir şeyde hakiki nezafetsizlik ve çirkinlik görünmüyor!..
- Bir sineğin hakk-ı hayatını rahimane muhafaza eden bir rahmet, bir hikmet; acaba Haşri getirmemekle umum zişuurların hadsiz hukuk-u hayatlarını ve nihayetsiz mevcudatın nihayetsiz hukuklarını zayi eder mi?
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment