- Halik-i Rahim, nev-i besere verdigi nimetlerin mukabilinde sukur istiyor. Israf ise; sukre zittir, nimete karsi hasaretli bir istihfaftir. Iktisat ise, nimete karsi ticaretli bir ihtiramdir.
- Yarim dakika hatiri icin kirk paradan on kurusa cikmak, ne kadar manasiz ve zararli bir israf oldugu kiyas edilsin.
- Israf etmemek sartiyla ve sirf vazife-i sukraniyeyi yerine getirmek ve enva-i niam-i Ilahiyyeyi hissedip tanimak kaydi ile ve mesru olmak ve zillet ve dilencilige vesile olmamak sartiyla, lezzetini takip edebilir.
- Ne vakit senin oglun da, ruhu cesedine, kalbi nefsine, akli midesine hakim olsa ve lezzeti sukur icin istese, o vakit leziz seyleri yiyebilir.
- Iktisad eden,maisetce aile belasini cekmez.
- Evet iktisad etmeyen, zillete ve manen dilencilige ve sefalete dusmege namzettir.
- Bu zamanda israfata medar olacak para, cok pahalidir. Mukabilinde bazen haysiyet, namus rusvet aliniyor. Bazen mukaddesat-i diniye mukabil aliniyor, sonra menhus bir para veriliyor.
- Boyle acip bir zamanda, supheli mallarda, zaruret derecesinde iktifa etmek lazimdir.
- Cenab-i Hak, kemal-i kereminden, en fakir adama en zengin adam gibi ve gedaya(yani fakire) padisah gibi, lezzet-i nimetini ihsas ettiriyor. Evet, bir fakirin, kuru bir parca siyah ekmekten aclik ve iktisad vasitasiyla aldigi lezzet, bir padisahin ve bir zenginin israftan gelen usanc ve istahsizlik ile yedigi en ala baklavadan aldigi lezzetten daha ziyade lezzetlidir.
- Iktisad, izzet ve comertliktir. Hisset ve zillet, ehl-i israf ve tebzirin zahiri merdane keyfiyetlerinin ic yuzudur.
- Fakat her ne ise birbirine ikram etmek ve herbiri otekinin nefsini oksamak ve kendi nefsine tercih etmek olan bir cihette ulvi bir haslet ile iktisadi unuttular.
- Hayirda ve ihsanda (fakat mustahak olanlara) israf olmadigi gibi, israfta da hicbir hayir yoktur.
- Israf, hirsi intac eder. Hirs, uc neticeyi verir. Birincisi: Kanaatsizliktir. Kanaatsizlik ise sa'ye, calismaya sevki kirar. Sukur yerine sekva ettirir, tembellige atar.
- Ikincisi: Haybet ve hasarettir. Maksudunu kacirmak ve istiskale maruz kalip, teshilat ve muavenetten mahrum kalmaktir.
- Ucuncusu: Hirs, ihlasi kirar..Amel-i uhreviyeyi zedeler. Cunku: Bir ehl-i takvanin hirsi varsa, teveccuh-u nasi ister. Teveccuh-u nasi muraat eden, ihlas-i tammi bulamaz. Bu netice cok ehemmiyetli, cok cay-i dikkattir.
- Hadisin sirriyle: kanaat, izzeti intac eder. Hem sa'ye ve calismaya tesci eder. Sevkini ziyadelestirir, calistirir. Cunki: Mesela bir gun calisti. Aksamda aldigi cuz-i bir ucrete kanaat sirriyla, ikinci gun yine calisir. Musrif ise kanaat etmedigi icin, ikinci gun daha calismaz. Calissa da sevksiz calisir. Hem iktisattan gelen kanaat, sukur kapisini acar; sekva kapisini kapatir. Hayatinda daima sakir olur. Hem kanaat vasitasiyla insanlardan istigna etmek cihetinde teveccuhlerini aramaz. Ihlas kapisi acilir, riya kapisi kapanir.
- " Ilm-i Tibbi iki satirla topluyorum. Sozun guzelligi kisaligindadir. Yedigin vakit az ye. Yedikten sonra dort bes saat kadar daha yeme. Sifam hazimdadir. Yani, kolayca hazmedecegin miktari ye. Nefse ve mideye en agir ve yorucu hal, taam taam ustune yemektir. ( Ibn-i Sina )
Bediuzzaman
No comments:
Post a Comment