BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
- Takdir-i Huda, kuvve-i bazu ile dönmez, Bir şem'a ki Mevla yaka, üflemekle sönmez.
- Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa, Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır.
- Ehl-i dünyanın hükmü var, şevketi var, kuvveti varsa; Kur'an'ın feyziyle, hadiminde de; Şaşırmaz ilmi, susmaz sözü vardır; Yanılmaz kalbi, sönmez nuru vardır.
- Bu dünya çabuk tebeddül eder bir misafirhane olduğunu yakınen iman edip bildim. Onun için, hakiki vatan değil, her yer birdir. Madem her yer misafirhanedir; eğer misafirhane sahibinin rahmeti yar ise, herkes yardır, her yer yarar. Eğer yar değilse, her yer kalbe bardır ve herkes düşmandır.
- Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dava etmek ve onlara müracaat etmek, bir haksızlıktır; hakka karşı bir hürmetsizliktir.
- Ben derim ki: Bu dostlarım içinde çok münafıklar var. Münafık kafirden eşeddir. Onun için, kafir Rus'un bana çektirmediğini çektiriyorlar..(16.Mektub)
- Kazaya rıza, kadere teslim İslamiyetin bir şiarıdır.
- Müminlerin kablel-büluğ vefat eden evladları, cennette ebedi, sevimli, cennete layık bir surette daimi çocuk kalacaklarını..ve cennete giden peder ve validelerinin kucaklarında ebedi medar-ı sürur olacaklarını.. ve çocuk sevmek ve evlad okşamak gibi en latif bir zevki, ebeveynine temine medar olacaklarını..ve herbir lezzetli şeyin cennette bulunduğunu..Cennet tenasül yeri olmadığından, evlad muhabbeti ve okşaması olmadığını diyenlerin hükümleri hakikat olmadığını..hem dünyada on senelik kısa bir zamanda teellümatla karışık evlad sevmesine ve okşamasına bedel safi, elemsiz milyonlar sene ebedi evlad sevmesini ve okşamasını kazanmak, ehl-i imanın en büyük bir medar-ı saadeti olduğunu şu ayet-i kerime (vildanun muhalledun) cümlesiyle işaret ediyor ve müjde veriyor.
- Elbette ve elbette, meşkuk, muaccel bir menfaati kaybeden, muhakkak ve müeccel bin menfaati kazanan; elim teessürat göstermez; meyusane feryad etmez.
- Madem dünya bir misafirhanedir; vefat eden çocuk nereye gitmiş ise, siz de biz de oraya gideceğiz. Ve hem bu vefat ona mahsus değil, umumi bir caddedir. Hem madem müfarakat dahi ebedi değil; ileride hem berzahta, hem cennette görüşülecektir.
- Rahmet-i İlahiyenin en latif, en güzel, en hoş, en şirin cilvelerinden olan şefkat; bir iksir-i nuranidir. Aşktan çok keskindir. Çabuk Cenab-ı Hakka vüsule vesile olur.
- Gerek peder ve gerek valide, veledini bütün dünya gibi severler. Veledi elinden alındığı vakit, eğer bahtiyar ise, hakiki ehl-i iman ise; dünyadan yüzünü çevirir, Münim-i Hakikiyi bulur. Der ki: Dünya madem fanidir; değmiyor alaka-i kalbe.. Veledi nereye gitmişse oraya karşı bir alaka peyda eder; büyük bir manevi hal kazanır.(17.Mektub)
BEDİÜZZAMAN
No comments:
Post a Comment